DENiZ YILDIZI

Türban için ağlayanlar diri diri gömülen kızı yok sayıyor

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Türban için ağlayanlar diri diri gömülen kızı yok sayıyor

Mesaj tarafından Rıza ZELYUT Bir 2010-02-11, 02:21

Peygamberimiz, 'İnsaf, imanın yarısıdır.' demiş.

Yani; insafsız iseniz, imanınızın yarısı
yoktur. Namaz kılmak, oruç tutmak; insafsız olanı mümin yapmaz.
Hele
bir de devlet malını yemiş; yani 'Beytülmal'den çalmış iseniz; derdinize
derman yoktur.
Bugünkü bazı Müslümanlar, çalar çırpar; sonra Hacc'a
gidip aklandığını zanneder; etsinler bakalım...
İnsafa dönelim...
Gerçekten;
insanı insan yapan o duygudur.
İnsaflı olmak nedir?
Olayları;
insanlara uygulanan muameleleri eşit biçimde değerlendirmektir. Örnek
verelim:
Emine Hanımefendi; türban taktığı için kamusal alana
sokulmuyor; mağdur ediliyor.
O sıra kımsenin sesi soluğu çıkmıyor.
Aradan 3 yıla yakın zaman geçiyor. Başbakan Erdoğan seçimlere yelken
açılınca bunu gündeme getiriyor; feryat ediyor. Türkiye de bu 3 yıl
önceki sıradan işi konuşmaya başlıyor.
Yoksulluk unutuluyor.
Her
dört gençten birisinin işsiz kalması unutuluyor.
En pahalı benzin
kullandığımız unutuluyor.
Başbakan bir kızıyor; bunların üstünü
örtüyor.
Tepkisinde haklı diyelim...
Gelelim Kahtalı Medine
Memi'ye...
16 yaşında, daha hayatın baharında...
Sanırım ki
Kahtalı Mıçı kardeşim kadar temiz bir insan...
Erkeklerle konuştu
diye...
Erkeklerle Kahta'da konuşmak nedir ki... Ya bir uzaktan
gülümseme; ya da 'Nasılsın abi?' demekten ibarettir.
İşte bu kadarı
karşılığında onun ailesi, Medine Memi'yi diri diri kuyuya gömüyor.
Şu
vahşete ve bunun basına yansımasına bakın: 21. Yüzyıl'da güya AKP ile
tam demokratikleştirilen Türkiye'de genç kızlar diri diri gömülüyor da
meşhur demokratlar iktidarı övmekten bu konuyu tartışmaya zaman
bulamıyor.
İşte Güneydoğu Gerçeği, işte Kürt Sorunu, işte Demokratik
Açılım, İşte ... Hepsi bu...

DEREBEYLERİ RAHATSIZ OLMASIN
Buna
sonra bakalım.
Peki; üç yıl önceki bir türban olayı için TBMM'yi
ayağa kaldıran Başbakan Erdoğan; genç yaşında diri diri gömülen;
hayatına vahşi biçimde son verilen Medine Memi için ne yaptı?
Hiçbir
şey...
Bir şey yapacak mı?
Kesinlikle hayır.
Neden?
Çünkü o
zaman Güneydoğu'da Kürt bölgesinde hakim olan derebeylik/şeyhlik
sistemine laf etmiş olur; oyları azalır.
Yani?
Medine Memi'nin
hayatının bir türban kadar değeri yoktur.
Demekki neymiş?
İnsan
hayatının politikacılar için hiç önemi yokmuş...
Türban neymiş?
Bir
insanın hayatından bile önemliymiş.
Nedendir?
İşin ucunda oy
vardır.
Öyleyse?
Eğer oy alacaksa politikacı; insan hayatının bile
üstünü çizebilir.
Örnek var mı?
İşte Medine Memi...
Açılımcılar;
Medine Memi'nin adını anmıyorlar. Çünkü; Doğu'nun ilkel sistemini,
vahşi sistemini, hayvani sistemini sorgulamak istemiyorlar.
Ağalar,
reisler, şeyhler, mollalar rahatsız olmasınlar da...
Zavallı Kürt
kökenli kızlar, gençler, marabalar, göçebeler ölürlerse ölsünler...
Yeter
ki bölgeyi 500 senedir sömüren Yavuz Sultan Selim'in icadı o
derebeylerinin huzuru kaçmasın.
Bölgedeki insanlar, onların istediği
biçimde oy kullansın.
Sonrasında toprağa mı gömülüyorlar, açlarından
mı ölüyorlar, itsürüsü'ya kaçmak zorunda mı kalıyorlar... Ne yaparlarsa
yapsınlar.
Peygamberimiz olsa ne yapardı?
1400 sene öncesinde bile
böyle rezillik olmazdı.
Kızlarını kumlara gömen Araplara tokatı
çakan o değil miydi?
Yıkmamış mıydı kız çocukları gömen düzeni?
O
zaman Peygamberimiz olsa şu anki düzeni de yıkardı.
Kadını erkekle
eşit hale getiren Kemal Atatürk ile...
Kızlara hayat hakkı tanıyan
Büyük Muhammet...
Nasıl da benziyorlar birbirlerine...

'TÜRBAN
TEFERRUATTIR'
Türkiye'deki sorun bazı kadınların türban takması
değil; bazı siyasetçilerin inatla bu konuyu siyasetin gündemine
taşımaları ve inatla kullanmalarıdır. Bunlara göre türban, kelime-i
şahadet gibi temel bir din şartıdır. Bu anlayışın yanlış olduğunu
Fethullah Gülen bile söylemiş ve 1995'te 'Türban teferruattır!' demişti.

Yine, Vuslat Muştusu isimli kitabında, Hoca Efendi; 'Hiçbir
Müslüman, başörtüsünü, kelime-i şahadetle bir saymamalıdır'diye yazmış;
türbanın ikincil bir iş olduğunu tekrarlamıştır.
Hal bu iken;
Başbakan Erdoğan'ın ve AKP'lilerin dönüp dolaşıp bu konuyu gündeme
getirmeleri din özgürlüğünü savunmak değil; oy toplamaktan
kaynaklanmaktadır. Onların bu tavrı yüzünden toplum ikiye ayrılmış;
türban takan kadınlar da dolaylı olarak mağdur hale gelmiştir.
Ayıptır,
yazıktır...
avatar
Rıza ZELYUT
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 164
Yaş : 51
ŞEHİR : yazar
Meslek : yazar
Öğrenim Durumu : yazar
Kişisel Mesaj : zelyut@gunes.com
Aldığı Teşekkür : 20
Kayıt tarihi : 27/05/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz