DENiZ YILDIZI

Revize...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Revize...

Mesaj tarafından YILMAZ ÖZDİL Bir 2010-02-17, 23:38

Sene 2002.


24 Ekim.




*


Galatasaray-Brugge
maçı için Belçika’ya gitmiştik, üç tane giydirdiler, dönüyoruz.

*


Brüksel
Havalimanı’ndayım.

Pasaport kontrolü...

AB üyesi ülkelerin
vatandaşları, kendilerine ait kapıdan şakır şakır geçiyor. AB üyesi
olmayan ülkelerin vatandaşları, yani biz, kuyrukta, kuzu gibi
bekliyoruz.

*


Önümde biri var...

Ünlü bi politikacı.

Yanında monşer kılıklı
biri.

Laflıyorlar.

Anlıyorum ki, o monşer
kılıklı arkadaş, Brüksel Büyükelçiliğimiz’de görevli bir memur...
Politikacıyı uğurlamaya gelmiş, “hattızatında efenim” filan
diyor.

Yıkama yağlama yani.

*


Malum, çenemi
tutamam.

Öne doğru eğildim...

“Beyefendi, daha ne
kadar bu kapılarda sürüneceğiz?”
dedim.

O zamanlar yazmıyorum...

Haliyle beni tanımıyor.

Gülümsedi...

“Çok yakında”
dedi.

“Biz iktidara
gelince, bu çirkin muameleden kurtulacağız.”


Haliyle gülümsemedim.

“Umarım” dedim...


“Çok gördük sizin
gibi diyenleri, bakalım, bir de sizi görürüz.”


Gene gülümsedi...

“Görürsünüz”
dedi.

*


Abdullah Gül’dü o.

*


10 gün sonraki
seçimde iktidara geldiler... Başbakan oldu. Hatta o kadar başarılı
bulundu ki, Cumhurbaşkanı oldu.

*


E bakıyoruz... AB
duvar.

Hatta, vazgeçtik
Avrupa’dan...

Azerbaycan’a bile
vizeyle gidiyoruz.

*


Ama bu arada...
Suriye, Lübnan, Libya ve Ürdün’den sonra Katar’a da vize kalktı!

*


“Görürsünüz”

demişti...

Gördük hakikaten.



NOT:

Başkomutan’dır
kendisi...

Orayı ayrıca
görüyoruz!
avatar
YILMAZ ÖZDİL
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 97
Yaş : 52
ŞEHİR : izmir
Meslek : Gazeteci-Yazar
Öğrenim Durumu : üniversite
Aldığı Teşekkür : 10
Kayıt tarihi : 18/12/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz