DENiZ YILDIZI

Her yıl 17 Nisan yaklaştıkça

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Her yıl 17 Nisan yaklaştıkça

Mesaj tarafından Yüksel Cavlak Bir 2010-04-15, 07:57

Her yıl 17 Nisan yaklaştıkça

Her yıl 17 Nisan yaklaşırken, aklıma hep İsmet İnönü`nün 1946 yılında söylediği söz gelir:
“Bütün askeri ve siyasi hayatımdaki vazifelerin hiç birini kaale almadan diyebilirim ki, öldüğüm zaman Türk milletine iki eser bırakmış olacağım. Biri Köy Enstitüleri, öbürü çok partili hayattır.”
Keşke bu sözü söylemeseydi, çünkü ikisiden birincisi karanlığa gömülürken, diğeri de kaosa sürüklendi. Ne yazık ki, Mustafa Kemal`in dava arkadaşı olarak bildiğimiz İsmet İnönü, Mustafa Kemal`in izinde gitmedi. Bırakın izinde gitmeyi tam tam tersini yaptı, Milli Şef olarak Mustafa Kemal`in yakın çevresindeki çalışma arkadaşlarını birer birer tasviye etti. Kimler devre dışı bırakılmadı ki !
İnönü sempatizanları, Köy Enstitüleri`nin kapatılmasında ön ayak olmasını şöyle izah ederek, yapılanları, ağır hatayı hafifletmeye çalışmaktadırlar. “Efendim, tek adam olarak o ne yapabilirdi ?” Kendisi tek adam olabilirdi, ama Mustafa Kemal aramızdan ayrıldığında arkasında Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç gibi çok değerli insanlar bırakmıştı. Bunları yanına veya arkasına almış olsaydı, başlatılan ne çağdaş eğitim ne de Köy Enstitüleri iğdiş edilirdi. Tam tersini yaptı; bunları görevden uzaklaştırarak, yerlerine çağdaş eğitime ve Köy Enstitüleri`ne şiddetle karşı gelenleri göreve getirdi. Evet, doğrudur; Köy Enstütüleri, onun döneminde kapatılmadı, ama kapatılmasının yolunu açarak Demokrat Parti döneminde kapatıldı.
Köy Enstitüleri`nin yetiştirmiş olduğu öğretmenler, enstitülerin açık olduğu dönemlerde köylüleri, aydınlatırken, her konuda onları bilgilendirirken, kendi çıkarlarına köstek olan bu Köy Enstütüleri kapatmaya veya frenlemeye başlayınca, köylerde öğretmelerin yerini imamlar almaya başladı.
Milli Eğitim bakanı olan Saffet Arıkan`ın İsmail Hakkı Tonguç`a söylediği şu söz ne kadar anlamlıdır:
“ Bozkıra çıkarma yapacağız. Karşımıza çıkacak her engeli kıracağız.”
İşte bu bozkıra çıkarma, Milli Şef`i ve etrafındakileri rahatsız etmiş olmalı ki, Köy Enstitüleri`nin kapatılmasına karar verilmişti. Meyvesi yemek de Demokrat Parti yetkililerine kaldı !...
Köy Enstitüleri`ni kapattıktan sonra, alternatif olarak onun karşısına İmam Hatip Okulları`nı getirdiler ve kendilerinin arka bahçeleri yarattılar.
Ne yazık ki, bizlere Mustafa Kemal`in dava arkadaşı olarak anlatılan İsmet İnönü`nün, devrimci bir ruha sahip olan Mustafa Kemal`in devrimciliği desteklememesi bize nelere patladığını 72 yıl sonra görüyoruz. Onun için İnönü sempatizanlarının savundukları tez doğru değildir. Benim gibi cerrah olan, çağdaş görünümlü dostum bir gün bana “Eğer Atatürk yaşasaydı, Türkiye`yi II. Dünya Savaşı`na sokardı” demesi ne kadar yanlış ve hatta hatalı ise, aynı şekilde “İnönü tek adam olarak ne yapsın ?” da o kadar yanlış ve hatalıdır.
İsmet İnönü ne kadar Mustafa Kemal`in anti-emperyalist düşüncesine sahip çıkmadıysa, aynı şekilde çağdaş eğitimin ve Köy Enstitüleri`nin kapatılmasına yol açması da ön ayak olmuştur.
Bu bir gerçektir ki,
Köy Enstitüleri kapanmasaydı, bugün Türkiye daha başka bir yerlerde olacaktı ve bizler gururla “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü söyleyebilecektik !
Köy Enstitüleri kapanmasaydı, bugün binlerce, onbinlerce köy çocuğuna çağdaşlaşmanın ruhu aşılayacaktı.
Köy Enstitüleri kapanmasaydı, bugün ülkeye boş laflarla değil, iş yaparak hizmet verilecekti.
İşte bunun içindir ki, her yıl 17 Nisan`da İsmet İnönü`nün yukarıdaki sözleri hatırlarım !...
(asahaber)
Dr. Yüksel Cavlak
avatar
Yüksel Cavlak
YAKUT ÜYE
YAKUT ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 82
ŞEHİR : Recklinghausen
Meslek : doktor
Öğrenim Durumu : üniversite
Aldığı Teşekkür : 485
Kayıt tarihi : 16/05/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz