DENiZ YILDIZI

Otokontrol Veya Koruma Sistemi Zayıflarsa

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Otokontrol Veya Koruma Sistemi Zayıflarsa

Mesaj tarafından Yüksel Cavlak Bir 2010-09-27, 11:31

Otokontrol Veya Koruma Sistemi Zayıflarsa

Oto kontrol, kendi kendini kotrol eden bir mekanizmadır. Bunun zayıflaması sonucu ortaya çok ciddi sorunlar çıkabilmektedir.
Doğadaki bütün canlılarda bir sindirim sistemi vardır.Bu ilk olarak ağızda başlar mide ve ince barsakta sona erer. Alınan gıdaların sindirilmesi için mide de asit oluşur ve bu asitle alına gıdalar eritilmeye çalışılır. Bu asit salgının çok etkin olduğunu, ağzımıza gelen acı sıvıdan anlarız ki, bunu mide ekşimesi olarak adlandırırız. Doğadaki vahşi canlıların yedikleri veya yuttukları leşleri, kemikleri ve hatta öldürdükleri canlıların derilerini zahmetsizce sindirirler. Çünkü bu canlılarda midedeki asidin derecesi çok kuvvetlidir. Alınan gıdaların sindirilmesi için bu asit de yetmez, enzimlere gerek vardır. Bu görevi de karın tükrük bezi (panreas) ve safra üstlenir. Bu kadar kuvvetli olan bu sıvılar, sıvıları üreten organlara zarar vermezler. Çünkü kendilerini koruma mekanizmasına sahiptirler de ondan. Örneğin, mide asidi sık sık yemek borusuna girerse, sonunda burada bir yara meydana gelir ki, sonunda yemek borusunun daralmasına neden olur. İşte burada buna mani olacak bir kontrol mekanizması vardır ve bu mekanizma, asidin devamlı yemek borusununu tahriş etmesine mani olur. Aynı şekilde karın tükrük bezi de böyle bir mekanizma ile korunmuştur. İşte bu otokontrol veya koruma sistemi herhangi bir nedenle zayıfladığı zaman, midedeki asit, mideyi tahrip etmeye başlar. Karın tükrük bezindeki enzimler de, otokontrolün ortadan kalkması veya koruma sisteminin zayıflaması sonucu kendi kendisini sindirmeye başlar ki, bunun sonunda ölüm kaçılmazdır.
Şimdi gelelim konumuza:
Doğadaki bu işleyen mekanizma, ülkeler için de geçerlidir. Bir ülkede otokontrol bozulunca veya koruma sistemi ortadan kalkınca, ortaya bazen tamiri çok zor ve hatta imkansız olan bozuklular görülmeye başlar. Otokontrol veya koruma sistemi, hepimizin bildiği gibi yasalarla düzenlenmiştir. Bunlarla ülkeler koruma altına alınır. Demekki ülkelerde, canlılarda olduğu gibi ne asit ne de enzimler tahribe neden olmaktadırlar. Bu ülkelerin tahribatı, asit ve enzimlerden de daha etkin olan birlik ve beraberliğin ortadan kalkması ve ülkenin kendi kendini tahrip etmesiyle başlar. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti`nin seyrini takip ederken görüyoruz ki, otokontrol veya koruma sistemi 1938 yılına kadar mükemmel bir şekilde çalışmıştır. 1938`den sonra kişisel çıkarlar ön plana çıkınca, her sistemin bozulduğunu ve gittikçe ülkeyi tahrip eder duruma geldiğini görüyoruz. Otokontrol veya koruma sistemi tamamen çığrından çıktı sizin anlayacağınız.
“Tek bayrak, tek dil, tek ulus” olarak adlandırdğımız bir ülkede, çocukların okula gitmesi yasaklanabilir mi?
“Baba beni okula gönder” sloganı söylenebilir mi?
87 yıl önce adı sanı konulmuş bir ülkede “Ülke federasyona bölünsün” denilir mi?
Anayasanın madde 3`ünde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” diye belirtilmişken, bunun tersi yapılabilir mi?
Aynı şekilde, anayasanın madde 2 ve madde 3`de belirtilen hükümler değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.” hükmü varken, bunlar tersine okunabilir mi?
Daha neler neler...
Bunların hepsi yapılabilir ve yapılmaktadır. Yapılmaktadır, çünkü ülkede ne otokotrol ne de kendi kendini koruma sistemi kalmıştır.

Dr. Yüksel Cavlak
avatar
Yüksel Cavlak
YAKUT ÜYE
YAKUT ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 82
ŞEHİR : Recklinghausen
Meslek : doktor
Öğrenim Durumu : üniversite
Aldığı Teşekkür : 485
Kayıt tarihi : 16/05/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz