DENiZ YILDIZI

Bu İş Bu kadar Zor Mu Be Birader?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Bu İş Bu kadar Zor Mu Be Birader?

Mesaj tarafından Yüksel Cavlak Bir 2011-01-04, 10:19

Bu İş Bu kadar Zor Mu Be Birader?

Atatürkçü Düşünce Dernekleri`nin şimdiye kadar söylediklerini, yaptıklarını dinledikçe, okudukça ve izledikçe hep aklıma Can Yücel`in çok sevdiğim “Hayatta Ben En Çok babamı Sevdim” şiiri gelir. Ben de bu şiiri kendime göre çevirip şöyle diyorum: “Ben tanıdığımdan beri ADD`leri çok sevemedim” Neden mi? Müsaade ederseniz, hep öyle denilir ya, izah etmeye çalışayım:
1989`da Ankara`da iyi niyetlerle kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği, iki yıl sonra Avrupa`ya daha doğrusu Almanya sıçradı. Kurulan derneğe neresinden bakarsan bak güzel; Adı güzel; Atatürk. Düşünce güzel; çünkü Atatürkçü düşünceyi yansıtıyor. İnsanı bu iki tümce bir mıknatıs gibi çekiyor. Eşim ve ben de bu mıknatısın çekim alanına girip, arada bir Atatürkçü düşüncenin piri(!) olarak bilinen kişi tarafından yönetilen derneğe giderdik ve konuşulanları dinler hayranlık içinde oradan ayrılırdık. Lafı uzatmayalım; bu heyecanın etkisi altında kalarak Recklinghausen kentinde kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği`ne üye ve arkasından da başkan oluverdim. Zaman ilerledikçe anladım ki, bu kurulan dernekler birer faso fisodan ibaretmiş! Yaptıkları tek etkinlik Türkiye`den birisini getirtip, konuşmaktan ibaretmiş. Bu da Atatürkçülük diyorlarmış... Bu tür etkinlerle, yılda dört kez ulusal bayramları lüks otellerin lüks salonlarında kutlamakla Atatürk düşüncenin topluma yansımadığını gördüğümden, kendi yağınla kendi kavrul düşüncesinden yola çıkarak, derneğimizde konular hazırlayıp, üyelerimizin konuşmalarını sağladım. Bununla da kalmadım ayda bir bülten çıkarmaya karar verdim. Her ay “Recklinghausen Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Bülteni” adı altında bir dergi çıkararak topluma dağıtmaya başladım. Böyle bir dergiyi çıkarmak için basımevine de gerek yoktu, çünkü fotokopi, scannen ve yazıcı (printer) yetip artıyordu bile. Her ay bastığım bu dergileri hem üyelerimize hem de çevredeki vatandaşlara dağıtıyorduk. Bu basit metodumu diğer ADD`lere teklif ettim ve “her bir dernek bu dergiye 2-3 sayfa yazı yazsın ve ve derginin adedini arttıralım. Bu sayede fazla masraf etmeden birçok vatandaşa ulaşmış ve onları bilgilendirmiş oluruz.” dedim. Hiç bir dernek yöneticisi bu teklife sıcak bakmadı. Bakmadı çünkü rölatif zahmetli bir işti de ondan. Dergiye ya yazı yazılacaktı ya da bilgiler aranıp bulunacaktı. Onlara göre zor bir işti! Ben de bunun üzerine “Zor Atatürkçülük kolay Atatürkçülük “ başlık bir yazı kaleme aldım ve etrafa dağıttım. Dediğim gibi zordu, çünkü biraz emek istiyordu. Kolay olandı da getir konuşmacıyı al alkışı idi... Ne yazık ki, yurtdışındaki ADD yöneticilerinin tek yapmış olduğu etkenlik, bol alkış getiren (elbetteki dernek başkanı) lüks otellerin lüks salonlarındaki kolay Atatürkçülüktür. Şimdi bu şekilde yapılan Atatürkçülükten ne beklenir? Tabi ki koskoca bir HİÇ!
Dernek başkanlığını bıraktıktan sonra değerli bir dostumla “Avrupa Düşünce Kulübü” nü kurduk ve bir de aynı yöntemle basın bülteni çıkardık. Görüldüğü gibi, eğer istenirse, çok büyük masraflar yapmadan da halkı bilgilendirmek mümkün oluyormuş.
Bu yazıyı neden yazıyorum? Amacım, kendimi övmek veya öne çıkarmak değildir. Anlatmak istediğim şudur: Eğer böyle bir dernek kurulduysa, bu derneğin hakkını vermek zorundayız hele hele adı Atatürkçü Düşünce Derneği ise! Birkaç üye toplayıp, yönetim kurulunu oluşturup bir de dernek binası kiralamakla Atatürkçülük yapılırsa, sonucun ne olacağını etraflıca anlatmaya gerek yoktur.
Ne demişler? “Görünen köy kılavuz istemez.
Yurtiçinde 500`e yakın, yurtdışında 40`ın üstündeki ADD`ler yıllardır akıntıya kürek çekmişlerdir.
Şu yukarıda anlatılanlar bu kadar zor bu be birader?
Bırakınız bu tür dergileri çıkarmak, internet ortamında bile sınıfta kaldı bu can ciğerler, bu sevgili Atatürkçüler! Bir örnek istiyorsunuz? Alın size güzel bir http://www.add-stuttgart.de sitesini bir zahmet tıklayınız. Sitenin çalışmadığını göreceksiniz. Çalışmadığını da şuradan anlıyorsunuz; anasayfa, derneğimiz, Atatürk köşesi, projeler, gündem, galeri ve iletişim bölümlerini tıkladığınızda karşınıza latince tümceler çıkmaktadır. Site çalışmaya bilir, ama onu boş olarak tutmanın ve reklamını yapmanın bir esprisi var mı? Ya da „Site güncellenmektedir.“ diye bir yazı ilave edilebilir. Bu da yok!
Bu gösterilen örnek ne ilk ne de sondur. Ve bunun adına da Atatürkçü Düşünce Derneği denilmez mi birde!..

Dr Yüksel Cavlak

avatar
Yüksel Cavlak
YAKUT ÜYE
YAKUT ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 82
ŞEHİR : Recklinghausen
Meslek : doktor
Öğrenim Durumu : üniversite
Aldığı Teşekkür : 485
Kayıt tarihi : 16/05/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz