DENiZ YILDIZI

Evcilleşen sivil toplum örgütleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Evcilleşen sivil toplum örgütleri

Mesaj tarafından Yüksel Cavlak Bir 2011-01-12, 15:21

Evcilleşen sivil toplum örgütleri

Her ülkede sivil toplum örgütleri vardır. Adından da anlaşılacağına göre, özel bir giysileri (unifomaları) olmayan bireylerin belirli bir amaç için, biraraya gelerek bir düşünceyi savunmak için oluşturduğu gruba sivil toplum örgütü denilmektedir. Kadın Haklarını Koruma derneği, Çocukları Koruma Derneği, Hak ve Özgürlükleri Koruma derneği, İşçi Haklarını Koruma Derneği vb. gibi kuruluşlar belirli bir amaç için kurulmuşlardır. Partiler de bu temel üzerine kurulurlar. Amaçları halkın oylarıyla iktidar olup ülkenin, halkın sorunlarıyla meşgul olmaktır. Muhalefette kalan partilerin görevi, iktidarı kontrol etmek, yapılan yanlışlıklar karşısında eleştirmek, ikazlarda bulunmaktır. Demekki muhalefetin görevi iktidarı dengede tutmaktır. Sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların da görevi üç aşağı beş yukarı aynıdır.
Uygar ülkelerde sivil toplum örgütleri ve sendikalar, yasaların kendilerine sağladığı imkanlar çerçevesinde toplumun isteklerini ülkeyi yönetenlere, işverenlere iletirken, ne yazık ki, ülkemizde böyle bir davranış göze çarpmamaktadır. Bunun en güzel örneğini TEKEL işçilerinin, yürüttükleri mücadelede görebiliriz. Sendikaları tarafından yalnız bırakılmış, arka çıkılmamıştır. Tekstilde de aynısı olmuştur. 1989 yılında kurulan ve zamanla sayıları 500`e yaklaşan Atatürkçü Düşünce Dernekleri`de, kendilerinden beklenen perfonmansı gösterememişler ve Mustafa Kemal`in devrim ve ilkelerini topluma yaymakta pasif kalmışlardır ne yazık ki! Sivil toplum örgütlerinin, senfikaların ve Atatürkçü Düşünce Dernekleri`nin bu pasif tutumu bir çokları tarafından ülkede estirilen “Korku imparatorluğu” na bağlanmaktadır. 2002 yılından bu yana sistematik olan yürütülen bu sindirme operasyonu sonucu, tabiri caizse, evcilleştirildiler. Nedir evcilleştirmek? Evcil duruma getirmek. Peki bu ne anlama geliyor? Biliyorsunuz, Evcil sözcüğü , eve ve insanlara alışmış canlılar için kullanılmaktadır. Burada vereceğim bir örnek, evcilleşmeyi göstermesi açısından ilginçtir. Yıllar önce yuvadan düşmüş olan bir serçe yavrusunu eve alıp, pipetle besledim. Bana o kadar çok alışmışti ki, daha odanın kapısını açar açmaz yanıma gelip elimden, getirdiğim yemi yiyiyordu. Uçmaya hazır olduğunda, yakındaki bir tepeye gidip, oradan uçması için serbest bıraktım. Birkaç kanat çırpmasından sonra tekrar bana dönmez mi! Sonunda uçtu tabi...Doğada hiç bir zaman bir insana yaklaşmayan bu kuş yavrusu, yanımda büyüdüğü için evcilleşmişti.
Konuya tekrar dönecek olursak; mevcut sivil toplum örgütleri, sendikalar da ne yazık ki, ülkemizde sindirilerek, maliye ile tehdit edilerek evcilleştirildi yani susturuldu. Ne örgüt üyelerinin haklarını ne de (ADD gibi)düşünceleri savunur oldular! Korkunun ecele faydası olmadığını unuttular... Ağızlarından bir türlü düşürmedikleri Nazım Hikmet`in “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” şiirini de unutmuş olmalılar ki, bu şiiri sadece aksessuar olarak kullanmayı adet edinmişlerdir!..
Yani sizin anlayacağınız, çağdaş ülkelerde gerek muhalefet partileri gerek sivil toplum örgütleri gerekse sendikalar aktif bir rol oynayarak iktidara ve iş verenlere zor günler yaşatırlarken, ülkemizde tam tersine hemen hepsi süt dökmüş kedi rolünü üstlenmiş veya evcillenmişlerdir.

Dr. Yüksel Cavlak


avatar
Yüksel Cavlak
YAKUT ÜYE
YAKUT ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 82
ŞEHİR : Recklinghausen
Meslek : doktor
Öğrenim Durumu : üniversite
Aldığı Teşekkür : 485
Kayıt tarihi : 16/05/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz